Kayıtlar

ve yorum yapma sorunu çözülür!

Resim
Çözdüm çözdüm çözdüm! Yıllardır bloguma yapılan yorumlara insani usüllerle cevap veremiyordum. Tamam abarttım, yıllardır değil, son birkaç aydır. Ama olmuyordu yani. Yüz saat uzun uzun yazıyorum cevapları, ama paşa efendi blogger yayınlamıyor bir türlü. Kendi adımla yorum yapamıyorum kendi yazdığım biricik gönderilerime. Bu sabah kalktım, dedim bu iş böyle olmayacak. Pek bir şey yapmadım aslında, nasıl yaptım ben de anlamadım hatta. Bir iki kurcaladım ve bir baktım yorum yapabiliyorum! edşgkdslşk Neyse, sonuç olarak uzun zamandır yapılan hiçbir yoruma cevap yazamadığım için kendimi kötü hissediyordum. Şimdi çözülünce mutluluğumu sizinle paylaşmak istedim, o kadar yani, okuduğunuz için teşekkürler. :D

Hayatımdan bir Crime Scene geçti!

Resim
Malak malak çeviri, zamanlama, düzenleme yapıp, biraz da arada dizi falan izlediğim, bir senedir dört gözle beklediğim bir döneme girmiş bulunmaktayım! Bu arada, yaklaşık 2-3 gün içerisinde mükemmel bir eğlence programını yedim bitirdim. Sanırım blogtaki ilk adam akıllı k-variety, diğer adıyla Kore eğlence programı yazım olacak. k varyete diyeceğim ben, şimdiden tşk. Şimdii, nasıl bir programdır Crime Scene? Hepimizin Abnormal Summit'ten tandığı bildiği özel bir kanal olan jTBC'nin mayıs 2014'ten beri yayınına devam eden programıdır. Şimdiye dek her biri 13'er bölüm olmak üzeren iki sezon yayınlandı, hatta ikinci sezon finalini 3-4 gün önce verdi. Kadrosunda beş kişiyi barındıran programın ilk sezonunda vikipediden bakarsanız 5 değil 6 kişi olduğunu göreceksiniz, şimdi onun nasıl olduğuna geleceğim. İlk sezon un kadrosunda bir şarkıcı, iki yayıncı (komedyen, sunucu, kısacası televizyon dünyasında yer almış), iki avukat ve bir de eski bir progamer (profesyonel b...

Nihayet geri döndüm!

Ben geldim! Kanlı canlı geri dönebilmeyi başardım çok şükür! Buralarda yokken neler mi oldu? Eh, biliyorsunuz, YGS LYS falan. Lisansa mı yerleştirdiler lisans mı bana yerleştirdi emin olamadım, ama fantastik sınavlar geçirdim, galiba biraz mezuna kalacağım, bilmiyorum. Bugün bir eşit ağırlık öğrencisi olarak son adım olan Edebiyat-Coğrafya sınavına girdim. Sınavdan çıkınca mı? Eve geldim, rafımdaki tüm test kitaplarımı indirdim, yatağıma oturdum ve boş boş baktım. Şaka yapmıyorum, sadece öylece baktım yani. Biraz gözlerim doldu, herhalde sinirlerim boşaldı. Sonra da, kitaplar toparlanıp arka balkona yığıldıktan sonra ne yapmam gerektiğini bulamadım. Hala masa lambamı açıp edebiyat çözmem gerekiyor gibi hissediyordum, o his hala geçmedi. Galiba beynim bittiğini kabullenemiyor hala. Resmen boşluğa düştüm işe bakar mısınız? Hala 18 bile değilim ama şimdiye kadar binlerce sınava girdim, en kötüsü 17 yaşımı masa başımda geçirdim. Denemeler yaptım, kitaplar bitirdim, yarış atı gibi sü...

Herkes Gidiyor

Resim
Neden böyleler anlamıyorum. Sorunlu olan ben olmalıyım, evet, benim. Fakat çevrem de pek sağlıklı değil bence. Güvenmek garip bir şey.. Birine sırtımı dayayacak, en mühim sırrımı anlatacak kadar güvenebilirim fakat kimsenin gitmeyeceğine güvenemem. Yani, herkes gider. Çoğu geri de gelir aslında, ama.. Olmaz yani. Eskisi gibi gelmez çünkü. Ona tekrar sırtımı dayayabilirim ben, tekrar sırrımı anlatabilirim, yine güvenim bu dereceye yükselebilir. Ama kimsenin beni ardında bırakıp gitmeyeceğine güvenemem. Ben de ne diyorsam, kendimi tekrarlayıp duruyorum işte kısacık cümlelerle. Öyle ama yani, herkes gidiyor. Kimse için bir başkası önemli değil sanırım, ya da ben öylesine rastlamadım hiç. Hep mi bende ki sorun, h...

Elin Oğlu / İlk Bölümden Bana Ne Kaldı

Resim
Eveet dün gece itibariyle aylardır beklediğimiz Türk Abnormalimiz ilk bölümüyle ekranlardaki yerini aldı. (Bugün çok böyle cümleler kurasım var, valla pek benlik değil ben de farkındayım ama noluyor ben de anlamadım.) Öncelikle kadro cidden efsane, şey, sunucular hariç. Yani kişisel bir şey, küçükken az buçuk selena izler onda da hadesi tutardım ama sunuculuğu oturtamıyorum. Diğer sunucu Ömür Varol'u zaten daha önce izledim mi nerde izledim bilmiyorum bile. Yazacaklarımı okurken bu programı ilk dıyurulduğundan beri heyecanla beklediğimi, tırt tanıtım videolarına rağmen moralimi bozmaya çalışmadığımı ve yabancı kadrosuna ilk andan beri ısındığımı ve takip ettiğimi göz önünde bulundurursanız iyi olur. Objektif bir eleştiri değil yani bu, daha çok Elin Oğlu taraftarı olmasını istediğim ama olamayan bir eleştiri. Bir defa milletin 'Enes sunucu olsuuuooon' diye kudurması çok anlamsız. Bakın Enes Kaya'ya iftira atılmış olabilir, arkasında bir ajans bir menajer yokken te...

Healer / KUDURTUR ADAMI

Resim
Healer (Şifacı) takma adıyla 'kuryelik' yani bol parası olanların bol para karşılığında adam öldürmek dışındaki tüm pis işlerini yapanb, sorunlarını çözen bir erkek başrol karakterimiz var. Ünlü gazeteci ve muhabir Kim Moon Ho'nun uzun yıllardır aradığı bir kızı bulmak için Şifacı'ya başvurmasıyla, şifacımız Chae Young Shin adındaki küçük bir magazin sitesine muhabirlik yapan kızımızla tanışıyor ve gerek kendi, gerek Young Shin, gerek de Moon Ho'nun geçmişiyle ilgili bir çok şeyi ortaya çıkarıyor. İşin içine bir de alması gereken bir intikam girince, olaylar daha da karışıyor. Eveet, an itibariyle sınava son 17, yıllık yazılarımın teslimine son 12, ve delirmeme saniyeler var. Bense, üç gündür toplamda iki deneme çözdüm ve en olmayacak zamanlarda oturup Healer izledim. Bakın diziye başlama hikayem yine çok ilginç. Ama derseniz ki bsg banane senin hikayenden, yazıdan bir paragraf atlayın lütfen :P Biliyorsunuz herkesin dilinde olan dizileri kolay kolay izleme...

Yoruldum

Bir gemi hayal edin. Etrafı bomboş, bir başına ilerliyor okyanusun ortasında. Ben ilerletiyorum. Arada adacıklar çıkıyor sağdan soldan, kendi yolumu uzatmak pahasına uğruyorum hepsine. Her birinden başka başka insanları alıyorum gemiye. İlerliyoruz hep beraber, ben varım dümende ama. En sonunda kara görünüyor uzaklarda bir yerde. Bir anda sarsılmaya başlıyor gemi. Her sarsıltıda bir başkası koşuyor can yeleklerine, kayıklara. Beni aramadan, ardlarına bile bakmadan gidiyor hepsi can havliyle. Buraya kadarmış. Hepsi gidiyor ve yine ben tek kalıyorum batmakta olan gemide. Ve gemi batmıyor. Parçalanıyor, yok olmaya yüz tutuyor ama bir türlü batmıyor. Bu gemi ya batsın, ya da bir yerlere varsın artık.