Kayıtlar

Future Choice'in birbirine benzeyen erkekleri

Resim
Az önce koreanturke girince, Future Choice'in ilk bölümünün yüklendiğini gördüm. Ya gördüm de, ing altyazı bile gelmemiş. Ama dedim ki Heirs'i öyle veya böyle anlıyom bunu da anlarım, hadi izleyelim. Gerçi her sahnede başka bir yakışıklı olmadığından mıdır nedir, biraz da sıkıldım, dedim altyazı gelince izlerim ve yarısında bıraktım. Ya bıraktım bırakmasına da, sanki yanlış giden bir şey var. Tamam söylenen her şeyi anlamam beklenmedik bir şey değil de, sanki aşşırı büyük bir şey kaçırmışım gibi hissettim. Çünkü: SANIRIM KİM SHİN VE SEO JOO AYNI KİŞİ! Diğer türlüsü imkansız çünkü!!!! Dizide böyle bir şey geçti mi bilmiyorum, geçtiyse de anlamadım ama.. Bence ciddi ciddi Kim Shin, Seo Joo'nun yaşlanmış hali, o da yaşlı Mi Rae gibi zaman makinesi kullanmış geçmişe gelmiş. Tamam bu defa teori üretiyim derken fena salladım ama ulan başka açıklaması yok.. E bunlar resmen aynılar??? Yok, aynılar demeyeyim, Kim Shin resmen Seo Joo'nun şöyle bir 5-10 yıl yaşla...

Son Zamanlarda - 9

Resim
Heirs, Medical Top Team ilk bölümleri yayınlandı, üzerine SHINee Everybody albümü, T-ara Number Nine teklisi ile geri döndü, yetmedi TRT Müzik Music Bank'i verdi, bir de hala yeni gelecek olan diziler var Future Choice gibi.. E peki ben tüm bunlar olurken neredeyim? Hala depresyondayım işte n'olsun.. Okul da hala bokum gibi.. Neyse bu defa kendi dertlerimi anlatmaya gelmedim şlsdkfsşdlkf ARKADAŞLAR HEIRS. HIAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA!!!!!!!!! Bu nasıl dizi olmuş!! İlk bölüm yayınlanınca dayanamadım ing altyazı bile gelmeden izledim ve ince ayrıntıları pek anlamadım-aynı Monstar 'da olduğu gibi. İnşallah bu işin sonu da Monstar gibi olmaz.. Neyse öhöm. Anladığım çok az şey vardı ama bu beni üst üste 4 defa izlemekten alıkoyamadı tabikisi. Öncelikle, Lee Min Ho'yu acayip seviyormuşum bunu fark ettim, nasıl da özlemişim. Yalnız Kaliforniya güneşinde bayağı bir yanmış, esmerdi iyice kararmış, orada hamburgerleri götürmüş yanaklar bir şişmiş ama...

Big / olmamıs bisiler bisiler

Resim
bu afişte en baştaki kadını niye koymuşlar anlamadım......... Kang Kyung Joon 17'sine kadar annesiyle Amerika'da yaşamıştır, annesi de ölünce tek akrabası amcasının yanına Kore'ye döner, garip bir şekilde karşılaştığı genç öğretmeni Kil Da Ran'dan hoşlanmaya başlar. Kil Da Ran'sa turnayı gözünden vurmuş, taş gibi bir doktor olan Seo Yoon Jae'yle nişanlı olan kızımızdır, ancak o henüz farkında olmasa da nişanlısıyla aralarında bir takım sorunlar vardır. Kyung Joon Kore'ye döndükten kısa bir süre sonra Yoon Jae'nin de karıştığı bir trafik kazası geçirir, hastanede uyandığındaysa garip bir durumla karşılaşır: kendi vücudu yerine Yoon Jae'nin vücudundadır........... Konuyu okuyunca, dizinin yazarlarının da Hong kardeşler olduğunu öğrenince, yetmedi üzerine bir de kadroya bir göz atınca, diziyle ilgili beklentilerim büyüdü, büyüdü, ama bayağı bir büyüdü. İzlemeden önce bir-iki de blog yazısı okudum dizi hakkında, okuduklarımın hepsi şans mı bilm...

Biraz sessizliğe ihtiyacım var

Niye dönüp dolaşıp buraya geldim bilmiyorum. Neden böyle bir şey yazdığımı da. Ama biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var. Sessizliğe, huzura ihtiyacım var. Son zamanlarda her şey beni rahatsız etmeye başladı. Ama her şey. Aydın geçinen ama her gördüğü başı kapalıya yobaz, beyni yıkanmış damgası yapıştıran insanlar, her yediği bokta daha da batan okul idarem, etrafımdaki kafası kıyak insanlar, tumblr halkı, hatta diziler, her şey, ama her şey sinirlerimi bozuyor artık. En basitinden, 16 yaşında partisinin etkinliklerine hiç düşünmeden katılan, her şeyi bilen komünist çocuk, kendi yaşında bir kızın başını kapadığını görünce direk "tabi yurtlara gidiyor, cemaatçi olmuş, beyni yıkanmış" diyebiliyor, ama kimse ona karşılık vermiyor: "Be kardeşim, sen de onunla aynı yaştasın, sen de partinin toplantılarına katılıyorsun. Senin de beynin yıkandığı için mi komünistsin?" en kötüsü ben de diyemiyorum bunu, insanlarla yüzleşmekten çekiniyorum çünkü. Okulumdan da nefret ...

Nice Guy / hee tabi

Resim
Son zamanlarda üzerimde biraz mazoşistlik falan var sanırsam, zira dram tarzı dizilerden nefret ederim ama geçen (geçen dediğim de en erken 3 hafta öncesi) iki tane dram dizisini birden izlemeye başladım. Bunlardan biri Winter the Wind Blows , diğeriyse neden izlemeye başladığımı bir türlü anlayamadığım, dramların baş tacı MiSa ve A Love to Kill dizilerinin yazarından çıkma Nice Guy. Tamam tamam aslında ikisini de yok kaliteli dizidir, yok çok beğenilmiştir falan düşüncesiyle izlemedim. Wind Blows'a Kim Bum ve Eunji, Nice Guy'a da Joong Ki için başladım :D Ha bir de, Joong ki bile olsa başlamayacaktım ama geçen "O dizide Park Si Yeon'a çok çektiriyorlar sürekli acıların kadını modunda" tarzı bir yorum okuyunca dedim biraz izleyeyim belki keyif alırım kjsdlkfjslkdj Biliyorum biliyorum Park Si Yeon sadece bir oyuncu, sonuçta ona sürekli kötü rol yazıyorlarsa kadının suçu ne? Ama yok arkadaş yok, sevemiyorum, tipinde bir olmamışlık var bir defa, özellikle geç...

Ya saydırıyorum saydırıyorum yine aynı yere dönüyorum, bi basla artık.... // The Heirs

Resim
Heirs'i şu ve şu yazılarımda anlatmış, bu yazımda da bayağı saydırmıştım boku çıktı diye. Şimdi de yayınlanan set fotoğraflarından LMH'nin poposunu gördüm ve tükürdüğümü yalayarak diziden biraz daha bahsetmeye geldim sldfjslkjd Fragmanı da yayınlanmış bu arada dizinin, kadro resimleri de. Fragmanı youtube da bulamadığımdan buraya koymayacağım ama buraya tıklayarak izleyebilirsiniz. Fragman hakkında bayağı bir yardırırdım, LMH'in "It's Okay Baby" (veya iss okeey beybieh) diyişi üzerine buraya bir destan yazarım ama vallahi üşeniyorum, zaten daha yatıp uyumam lazım o yüzden.. Eminim ikizim bahseder ama o sahneden bol bol, oradan takip edebilirsiniz ldkgjdf Ama o destan dışında bir iki şey söyleyebilirim: mesela fragman sayesinde görmüş olduk ki Shin Hye yine küçük emrah gibi bakan o kabız kız olacak- aynı diğer tüm dizilerinde olduğu gibi. Afakanlar basıyo beni bu kızı gördükçe. Ne olur fragmanda falan bi hata olsun, ne bileyim Shin Hye bizi bu defa şaş...

Ee yaz da bitti...

Resim
Hay Allah daha ne kadar oldu ki yahu ne ara 3 ayı bitirdik.. Yani hayır tatilin bitmesi, okulların açılması falan bunlar zaten koyuyor da, üzerine bir de yazı yeteri kadar boş geçirmemiş olmak daha da bir koyuyor. Diyeceksiniz oha daha ne kadar boş geçirecektin tatil başladı başlayalı hararetle izleyip izleyip anlatıyorsun, ama yok cidden yeteri kadar amaçsız değilmişim tatil boyunca. Bir defa, tatil başladığında 10 günümü yatılı yaz okuluna verdim, döndüğümde 2-3 günü boş boş geçirdim ve şak, bir baktım ramazan başlamış. E ramazanda da iftara kadar yatıyordum zaten (biliyorum biliyorum çok doğru bir davranış değil...) E kalk, iftar yap, sonra? Sabah kadar otur ama adam gibi dizi de izleyemiyorum çünkü izleyecek bir şey kalmamış, hiç bir izlediğim hoşuma gitmiyor, eski tadı vermiyor! Kısacası biraz fazla huzursuz bir yaz geçirdim. Çok sıkıldım, çok saçmaladım (ki bunlarına çoğuna şahit oldunuz lskjdlfkjs) Üzerine bir de tüm yazımı eylül ayının sorumluluk sınavı, music bank için iz...